Satisfactory İnceleme

Satisfactory haziran ayında erken erişimde çıkışını yaptı. Oyun ‘Goat Simulator‘dan hatırladığımız Coffee Stain Studios tarafından geliştirildi. Firma ‘Goat Simulator’dan sonra ‘Satisfactory’i yaparak tarzını bayağı bir değiştirmiş. Satisfactory’i oynamaya ilk başladığımda oyunun meraklısı tarafından oynanabilecek iyi bir oyun olduğunu düşünmüştüm. Oyun ilerledikçe yanıldığımı anladım çünkü bence Satisfactory yabancısına bile türü sevdirecek cinste bir oyun olmuş.

Çekirdeğe Benzeyen Oyun:

Evet, gayet ciddiyim bu benzetmemde. Mecazlı bir kullanım da değil. Oyun gerçekten de çekirdeğe benziyor. Bir kere çitlemeye başladığınız noktada bırakması gerçekten zor olabiliyor. Başlangıçta demir ve bakır gibi birkaç maden ile üretilebilen az miktardaki materyalleri üretiyoruz. Buraya kadar her şey çok kolay ilerliyor. Bu basit üretimleri nasıl otomatik hale getirebileceğinizi hızlıca anlıyorsunuz. ‘O kadar da zor değilmiş ‘ tarzı düşünceler geçiyor aklınızdan. İlerlemeye devam ediyorsunuz, üretmeniz gereken materyal sayısı gitgide artıyor; yeni madenler, yeni makineler derken saatleri sayamıyorsunuz ve bir de bakmışsınız ki başlangıçta gayet düzgün kurduğunuz ufak sistem yerini dev ve karmaşık bir yığına bırakmış. Oyunu ilk oynayışınız kuvvetle muhtemel bu şekilde olacak ama sıkıntı değil çünkü oyun bir kere oynanılması için tasarlanmamış. Tek haritaya sahip olsa bile değişik sistemler kurarak tekrar tekrar oynanabilen oyunda dört farklı harita bulunmakta. Haritalar görsel çeşitlilik sağlamakla kalmıyor, oyuncuya farklı zorluk seviyelerinde oynama imkanı da sunuyor. Açıklamak ve örnek vermek gerekirse: Harita seçim kısmında soldan sağa gidildikçe arazi engebesinin ve karşılaşabileceğiniz yaratıkların miktarının ve çeşitliliğinin artması haritadan haritaya zorluğun artmasını sağlayan iki etmen.

Velhasıl Kelam:

Oyun çok iyi evet fakat belki de henüz erken erişimde olmasından kaynaklı bazı hataları var. Buna en büyük örnek oyunda ‘Barışçıl’ veya ‘Yaratıcı’ gibi saldırgan canavarları deaktive edebileceğimiz bir mod yok. Oyunda bu yaratıklarla savaşmak maalesef yeterince eğlenceli değil. Belirli bir miktar ilerlediğinizde ve daha uzaklara kaynak arayışına çıktığınızda yaratıklar tarafından öldürülüp belki kilometrelerce ötede kalan üssünüzde doğmak gerçekten sinir bozucu olabiliyor. Bunlar düzeltilmesi kolay şeyler. Oyun tam sürümüyle çıkana kadarki geçecek süreç içerisinde güncellemelerle Barışçıl modun geleceğini düşünüyorum. Başta anlattığım oyunun aniden değil de aşama aşama karışık bir yapıya bürünmesi oyunu öğrenilmesi kolay yapmış. En başta oyun için ‘Yabancısına bile sevdirecek cinsten’ dememin sebebi de bu.

Sonuç olarak üs kurma oyunlarına ilgiliyseniz zaten internette inceleme arayacağınızı sanmıyorum zaten bu tarz oyun sayısı az olduğundan çıktığı gibi kapmışsınızdır oyunu ama daha önce ‘Factorio’ gibi oyunları oynama niyetine girip karmaşık yapıları gözünüzü korkuttuğu için oynayamadıysanız bu oyun sizin için biçilmiş bir kaftan demektir.

Leave a Reply